Makaleler

Kur’an ayında yaz Kur’an kursları

114
Bugün, 22 Haziran 2015 tarihi itibariyle ülkemizin dört bir köşesinde Yaz Kur’an Kursları başladı. Diyanet İşleri Başkanlığımız günler öncesinden bütün camilerimizin ve Kur’an kurslarımızın kapılarını “HAYDİ ÇOCUKLAR, GENÇLER, KUR’AN AYI RAMAZANDA KUR’AN’LA BULUŞALIM” çağrısını taşıyan afişlerle donattı. Hazırlıklar tamamlandı. “Dinimizi öğreniyoruz” isimli İnancım, İbadetim, Ahlakım, Peygamberim başlıkları altında hazırlanan kitaplar ve diğer etkinlik kitapları ve materyaller, elifbâ cüzleri, Kur’an-ı Kerim’ler Diyanet İşleri Başkanlığı’nca ücretsiz olarak tüm camilere ve Kur’an kurslarına ulaştırıldı. Tüm görevlilerle Yaz Kur’an Kurslarına hazırlık seminerleri tamamlandı. kurs.diyanet.gov.tr isimli web sitesi hem görevlilerimizin ve hem de tüm öğrencilerimizin istifadesine sunuldu. Okullar bir hafta önce tatil olmuştu, şimdi ise yukarıdaki çağrı ile birlikte “GEL BU YAZ, KUR’AN’I GÖNLÜNE YAZ” çağrısına da kulak veren milyonlarca çocuğumuz ve gencimiz Kur’an öğrenmek, Peygamberimiz’i daha iyi tanımak, ahlâkî değerlerimizi ve temel dini bilgileri öğrenmek için camileri ve Kur’an kurslarını süsleyecekler.
Niçin bu kadar önemli Yaz Kur’an Kursları? Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yeni yapılan Dinî Hayat Araştırması başlığını taşıyan bir çalışmada vatandaşlarımıza “temel dini bilgilerinizi nereden aldınız?” diye bir soru yöneltiliyor. Verilen cevaplardan büyük çoğunluğu Yaz Kur’an Kurslarını işaret ediyor. Esasında okuyucularımızın da tahmin ediyorum ki verecekleri cevap aynıdır. Örgün eğitimle din eğitimi alanlar bile ilk önce Yaz Kur’an Kurslarında birkaç yıl eğitim almışlardır. Yukarıda sözünü ettiğim Dini Hayat Araştırması’ndan öğrendiğimiz bir gerçek daha var ki, millet olarak bizi üzecek niteliktedir. O da şudur: Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan vatandaşlarımızın Kur’an-ı Kerim’i yüzüne okuyabilenlerinin oranı yüzde 41’dir. Hatta bu oran başka yapılan bazı araştırma sonuçlarına göre üniversite öğrencileri için yüzde 25’lere kadar düşmektedir. Yani yetişkinlerimizin yüzde 59’u, gençlerimizin neredeyse yüzde 75’i Kur’an’ı yüzüne dahi okuyamıyor. Hakikaten üzücü bir tablo. Okullarda seçmeli Kur’an’ı Kerim dersinin konulması bu açıdan ne hayırlı bir karar olmuştur. Ancak öğretmenlerin ve velilerin öğrencileri bu konuda bu dersi seçmeleri için sevdirici metotlarla teşvik etmeleri gerekmektedir. Zira öğrencilik psikolojisiyle bunun farkına varamıyor, ancak fırsatı kaçırdıktan sonra aklı başına geliyor ve büyük pişmanlık yaşıyor.
Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığımız konunun ehemmiyetine binaen gerek kışın devam eden Kur’an kurslarında gerekse yaz kurslarında büyük bir Kur’an öğrenme seferberliği başlatmış, hatta “camilerde Kur’an öğretimi” programıyla da daha çok vatandaşımıza ulaşmayı amaçlamıştır. Birkaç sene öncesine kadar 5. sınıfı bitirmeyenler yaz kurslarına, 8. sınıfı bitirmeyenler de yatılı Kur’an kurslarına kayıt yaptıramıyorlardı. Bu engel kalktıktan sonra artık yediden yetmişe değil, yediden önce de yetmişten sonra da kurslarımıza talebe gelmektedir. Bunun için Diyanet İşleri Başkanlığı “4-6 Yaş Grubu Kur’an Kursları” programı hazırladı ve uygulamaya başladı. Dolayısıyla hem kış döneminde ve hem de yaz döneminde MEB ve bazı üniversitelerle yapılan işbirliği ile gerçekleştirilen “okul öncesi eğitim” sertifikası alan Kur’an kursu öğreticileri 4-6 yaş grubu çocuklara seviyelerine göre gerekli dini eğitimi vermektedirler.
Öyleyse vatandaşlarımıza düşen, bu fırsatları iyi değerlendirmektir. Yaz Kur’an Kursları hakikaten büyük bir imkandır. Üçer haftalık üç dönem olarak 9 hafta boyunca devam edecektir. Camilerimizde ve Kur’an kurslarımızda görev yapan 115.000 kadar din görevlisi vazife başındadır. O zaman çocuklarımız ve gençlerimiz için hiç olmazsa birkaç yazlarını, tatilden fedakarlık ederek Kur’an kurslarına ayırmaları için gerekli planlamayı anne-babalar olarak yapmamız gerekir. Sevgili Peygamberimiz’in “çocuklarınız yedi yaşına gelinceye kadar onlara namaz kılmasını öğretiniz…” sözünü her vesileyle dilimizden düşürmeyiz. Burada söz konusu olan temel dini bilgilerdir, Kur’an öğrenimidir. Ama işte araştırma sonuçları ortada. Biz bu hususu ne kadar ihmal etmişiz ki, Müslüman toplumun büyük çoğunluğu Kur’an okuyamıyor. Hacca gidenler bunu zaten görerek yaşıyorlar. Yüzlerce farklı ülkeden gelen hacılar içinde elinde en az Kur’an olan bizimkilerdir. Bu yüzden hacca gitmeden önce vatandaşlarımızın Kur’an’ı öğrenebilmeleri için Diyanet İşleri Başkanlığımız tüm müftülüklere bir genelge göndermiş, arzu edenlere bir aylık “Kur’an Öğrenme Programı” uygulanmaktadır. Konuyla ilgili müftülüklere müracaat edilebilir.
Bu davete icabet edip çocuklarını camilere gönderen vatandaşlarımıza şu hususu da özellikle hatırlatmak isterim. Çocuklarımızı camilere gönderdikten sonra lütfen takiplerini de iyi yapalım. Hocalarıyla irtibat içerisinde olalım. Bu konuda büyük bir ihmalin olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımız okullarına devam ederken bazen özellikle fen dersleriyle ilgili ayrıca kurslara göndeririz, paralar veririz, arkasını takip ederiz, ancak sıra Kur’an kursuna gelince bunu ihmal ederiz. Daha çok verim almak istiyorsak her gün çocuğumuz kurstan döndükten sonra onunla o gün öğrendiklerini tekrar etmemiz, çeşitli sorular sorarak bilgilerini kalıcı hale getirmemiz gerekmektedir. Hocalarımızın da veli toplantıları yaparak işin ehemmiyetini hem çocuklara, gençlere ve hem de velilerine hissettirmeleri gerekir. Yaz kursları bittikten sonra her camimize devam eden çocukların listesini hocamız kaybetmemeli, okullar açıldıktan sonra da hafta sonları tüm talebeleriyle hiç olmazsa bir iki namaz vaktinde buluşmalı, öğrendiklerini unutmamaları için tekrar etmeli. Hedefimiz Kur’an okumasını bilmeyen tek bir Müslüman vatandaşımız kalmayıncaya kadar elbirliğiyle gayretle, ihlâs ve samimiyetle, aşk ve heyecanla çalışmak olmalı.