Haberler

İl Müftü Yardımcıları İstişare Toplantısı Afyonkarahisar’da yapıldı.

71

Programa Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Kayapınar, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar, Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Din Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yaşar Yiğit, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, Dış İlişkiler Genel Müdürü Prof. Dr. Halife Keskin, Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel Salman, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Osman Tıraşçı, Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Necdet Subaşı, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Uludağ, ilgili birimlerin daire başkanları ile 81 ilde görev yapan il müftü yardımcıları katıldı. Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün organizesinde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof.Dr. Ali ERBAŞ:

Katılımcılar, içerik ve beklentiler açısından Başkanlığımızın icra ettiği en önemli organizasyonlardan (çalışmalardan)birinde bulunuyoruz.

Başta başkan yardımcılarımız, birim amirlerimiz, olmak üzere merkez teşkilatı kadromuzun önemli bir kısmıyla buradayız.

Bizi gerçekten heyecanlandıran bu önemli toplantıya hoş geldiniz diyorum. Eğitim Hizmetleri genel müdürlüğü olarak bu organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Teşkilatımızın en önemli kadrolarından olan İl Müftü yardımcılarımızın hepsinin davet edildiği bir toplantıdayız. Hem, şeffaf, motivasyona dayalı, ekip yönetimini önemseyen bir yönetim anlayışının kurumsallaşması; hem de İslam’ın temel ilkelerinden “istişare”nin hizmetlerde ve idarede içselleştirilmesinin sağlanması açısından önemli bir kadroyla buradayız. Belirtmek gerekir ki İl müftü yardımcılarımızın; ilçe müftülükleri dönemleri dolayısıyla ilçe teşkilatını ve hizmet alanını iyi tanıyan, şu an itibariyle ilde olması münasebetiyle il yapılanmasını ve çalışmalarını iyi bilen bir kadro olması sebebiyle bizim için özel bir önemi var. Dolayısıyla Başkanlığımızca yapılan ve planlanan hizmetleri ile ilgili, oldukça faydalı, ufuk açıcı ve hayırlı neticelerle sonuçlanan bir toplantısı olacağından kuşkumuz yok.

Muhteva açısından önemli başlıklar, çalıştaylar ve müzakereler içeren bir programda olduğumuzun farkındayız. Çalışma salonları açısından hareketlilik olacak, farklı konularda değişik salonlarda buluşacağız.

Başkanlığımızca icra edilen din hizmetleri açısından oldukça önemli olan ve  her yönüyle ve daha derinlikli ele almaya imkan olması açısından spesifik olarak belirlenen 8 konu, 16 çalıştayda, Birim amirlerimiz moderatörlüğünde müzakere edilecek.

Çalıştaylardan; belirlenen konularla ilgili, mevcut durumun değerlendirilmesi, varsa yaşanan sorunların tespiti ile çözüme dair öneriler ve söz konusu alanda yapılan hizmetlerin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik teklifler içermesini bekliyoruz. Malumlarınız, toplantımızın içerik planlaması yapıldıktan sonra çalıştay konuları sizlere paylaşıldı ve çalıştay grupları da sizlerin tercihleri doğrultusunda oluşturuldu.

Açık kürsüden amacımız; Herkesin oldukça rahat bir şekilde, Başkanlığın hizmet planlamalarından personel yönetimine kadar her alanda fikirlerini, önerilerini, eleştirilerini ve tekliflerini konuşabildiği bir alan oluşturmaktır. 

Katılımcılar, konular, gruplar ve salonlar ile ilgili bilgiler elimizdeki programda bulunmaktadır.

Programa desteklerini esirgemeyen başta Diyanet İşleri başkanımız, Başkan yardımcılarımız olmak üzere, Birim amirlerimize, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki mesai arkadaşlarıma ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Toplantımızın, Başkanlığımızın gelecek vizyonu, hizmet planlamaları, çalışma ufku ve motivasyonu açısından önemli katkıları olacağına inancımız tamdır. Bu anlamda hayırlı sonuçlara vesile olması temennisiyle hepinize tekrar hoş geldiniz diyor, başarılar diliyorum.

Sonrasında kürsüye çıkan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar konuşmalarında;

Başkanlığın kendisiyle yarıştığını,

Ortak aklı işletmek için çok derinlikli programlar yaptığımızı,

Teşkilatımızın son 10 yıl içerisinde önemli ölçüde büyüdüğü, kadro potansiyelini % 100 arttırdığı,

Bugün yurt sathının tamamının Başkanlığımız teşkilatı açısından bir eğitim üssü olduğunu,

Mart ayının önemli olaylara teşni bir zaman olduğu, 3 Mart milletimizin manevi yürüyüşünün yenilendiği bir tarihin adı;  13 Mart 1975 dünyanın en büyük iyilik hareketlerinden TDV’nin kuruluş tarihi; 18 Mart Çanakkale zaferi, millet varlığımızın temeli olduğu,

Milletleri ayakta tutan ordularının olduğu ve bu ordular olmadan olmazsa milletlerin varlıklarını devam ettiremeyeceği, Bunların:

  1. İstihdam orduları: Üretir, çalışır, iş imkanı ve istihdam sağlar. Tarım, sanat ve ticaret işlerini yürütür. Toplum hayatının esasıdır.
  2. Bilim ve eğitim orduları: Nitelikli eleman olmazsa istihdam olmaz, medeniyet kurulmaz. Bilim ve eğitim orduları nitelikli eleman yetiştirir.
  3. Milli ordu: Asayişi ve güvenliği sağlar. Düşmana karşı ülkeyi ve milletini korur.
  4. Manevi ordular: Heyecan ve şuur ordularıdır. Rasul-ü Ekrem’den bugüne; üretene helalden üretmeyi, öğretene yaratanı öğretmeyi, koruyana Rızay-ı bari’yi gözetmeyi yani herkese gayeyi anlatan ordulardır.

Biz enbiyanın hizmetlerini yürütmeye çalışan mirasçı fanileriz.

Bugün hatırlamamız gereken diğer bir hususun varlık alanı içerisinde 3 önemli kavram ve bu kavramların ifade ettiği hakikatler olduğu,

Bunların:

  1. Nübüvvet: İnsanlığın en üstün evlatlarıdır. Onlar insanlık için yaşamıştır. Varlıkları insanlığa armağan edilmiştir. Adanmış kimselerdir. İnsanlık için yaşamışlardır.
  2. Velayet-sıddıkiyet: Onlar da başkaları için yaşayan kimselerdir. İnsanlığın sorumluluğunu üstlenmişlerdir. Bunun için üstün kimselerdir.
  3. Şehadet: Şehitler en aziz varlığını insanlık ve Rızay-ı bari için feda eden kimselerdir.

Din Hizmeti kadrolarının adanmış kadrolar olduğu, bu kadro içerisinde müftülerimizin taşramızın kurmay kadrosunu oluşturduğu, bu kadro için manevi rehberlik, ahlaki örneklik görevinin en önemli misyon olduğu,

Bugün içe kritik bir bakış yapmamız, kimlik tarifimizi sorgulamamız gerektiği,

Teşkilatların hedefi, misyonu ilkeleri olması gerektiği,

Bizi biz yapan kavramlar ve kendimiz üzerine biraz düşünmemiz, fikir ve ideal açısından kendi muhasebemizi yapmamız gerektiği,

Bizi biz yapan temel ilkelerimiz, kök değerlerimizin şunlar olduğu:

  1. Uhuvvet: Yani kardeşlik. Bütün unvanlardan ve sıfatlardan öte öncelikle biz kardeşler topluluğuyuz. Kardeşlik bütün sıfatlardan ve statülerden bağımsız üst bir duygudur.
  2. Meveddet ve Muhabbet: Sevgi ile kucaklaşabilmeliyiz. Birbirimize yüreğimizi açmalıyız. Birbirimizi bağrımıza basmalıyız.
  3. Merhamet: Merhamet Allah’tan mahlûkata uzatılmış bir can damarıdır. Biz merhameti kuşanan bir topluluğuz.
  4. Rıfk: Rıfk ile muamele temel şiarımızdır. Rıfk neredeyse estetik, sanat, mehabet ve muhabbet oradadır.

Teşkilatların ya da kişilerin temel karakteristik özelliklerini belirleyen sembol kavramlar olması gerektiği,

Bizim şahsiyetimizin temel kavramları ve idealimizin sembol kavramlarının şunlar olduğu:

  1. Sıdk ve Nasihat: İçten ve gönülden yaklaşmak.
  2. Ülfet: Yani sosyal adam olmak. Yüreğini açmak. Yabancı olmamak. Paylaşabilmek. Müessir olmak.
  3. Tevazu: Tohum toprağa düşmeyince mazharı feyiz olamaz. Açılamaz, gelişemez. Benliğini aşıp ben’ine dönen insan olabilmek.
  4. İtkan : Yaptığı işi kâmilen ve mükemmelen yapmak.

Teşkilatın kılavuzu yani rehberi yolunu ve yöntemini belirleyen ilkeleri olmalı gerektiği, Mer’i mevzuat yanında bizim temel ilkelerimizin şunlar olduğu:

  1. Kur’an-ı Kerim: Sosyal bünyenin, inancın, iletişimin hayatın her yönünün temel ilkelerini belirleyen ana esasımızdır.
  2. Sünneti seniyye: Hayat rehberimizdir.
  3. Akıl: Aklını kullanmayan teşkilat ayakta duramaz.
  4. Tecrübe: Mevcut birikimi görmezden gelemeyiz. Başarılar tecrübeler üzerine bina edilir.

Konuşan düşüncelerini özgürce ifade eden bir Diyanet istendiği,

Diyanet’in model olan bir teşkilat olduğu, bir dünya markası haline geldiği,

Son 10 yılda kadın personel istihdamının oldukça arttığı,

1980’lerden başlayan yurtdışı teşkilatlanmasının bugün 120 noktada kadrosunun olduğu, ve önemli hizmetler yapıldığı,

Türkiye’nin yükselen gücüne oranla Diyanet’in umut teşkilat olduğu,

İslam dünyasının bugün zamana gecikmişliğin bedelini ödemekte olduğu,

İslam dünyasının bugün Diyanet benzeri teşkilata sahip olamamanın bedelini ödediği,

Bugün küresel ölçekte dini çalışmalar yapan kurumların sahip olduğu enstrümanlar ve imkanlarla mukayese edildiğinde çok zayıf kaldığımız, 

Son yıllarda küresel ölçekte büyük programlar yapıldığı,

Bütün bunların yanında Diyanet insanlığın ve toplumumuzun temel sorunlarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiği,

Hususlarına değindi.

Programın değerlendirme oturumunda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, üç gün süren ve çeşitli konuların masaya yatırıldığı toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

Toplantıda alınan kararların takip edilmesi için bir takip heyeti oluşturulması gerekliliğini de vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Bu toplantılarda din hizmetlerinin kurumsallaşmasının avantaj ve dezavantajlarının masaya yatırılması gerekir. Kurumsal refleksler hiçbir zaman dinin önüne geçmemesi gerekir” dedi.

Diyanet hizmetlerinin iki yönlü olduğuna değinen Başkan Görmez, şöyle konuştu;

“Adanmışlık ruhunu asla kaybetmemeliyiz…”

Toplantılarımızın sonuçlarının değerlendirilmesi ve topluma verilen din hizmetinin kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar Allah’ın bize yüklediği bir emanettir. Diyanet İşleri Başkanlığının hizmetleri çift yönlüdür. Bunlardan birincisi, bireylere götürülen hizmetlerdir. İbadetlerde yürütülen rehberlik gibi… İkincisi ise, toplumsal hizmetlerdir. Hayatın manevi yönünü kemiren hastalıklarla mücadele bunun başında gelir. Toplumun manevi yönünü kemiren hastalıklarla mücadelede mutlaka çalışmalar yapılması ve projeler geliştirilmesi gerekir. Adanmışlık ruhunu asla kaybetmemeliyiz.

“Diyanet’in hizmetleri üç başlık altında incelenmelidir…”

Diyanet olarak verdiğimiz hizmetlerin üç başlık altında incelenmesi gerekir. Birincisi, müftülüklerin kendi bünyelerindeki hizmetleri, ikincisi, İlahiyat fakülteleri ve İmam Hatip liseleri ile işbirliği içinde yapılan çalışmalar, son olarak ise diğer kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde verilen hizmetlerdir. Yapılan hizmetlerin sürekli hale getirilmesi, belirli gün ve haftalarla sınırlandırılmaması da son derece önemlidir.

İslam dünyasında yaşanan gelişmeler konusunda da çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, Diyanet işleri Başkanlığının hizmetlerinin değerlendirilmesi ve kurum içi koordinasyonun sağlanması açısından bu toplantıların önemine değindi.

Üç gün süren toplantı, dört çalıştay, 16 grup, dört açık kürsü ve beş oturum halinde gerçekleşti.

Birim amirlerinin moderatörlüğünde 8 konu çerçevesinde 16 oturumda çalıştaylar gerçekleştirildi.

Toplantı 26 Mart 2015 Perşembe günü genel değerlendirme ve kapanış oturumuyla sona erdi.

Prof.Dr. Ali ERBAŞ

Diyanet İşleri Başkanı

Diyanet İşleri Başkanı